Istırâbdır yiğidim azığımız, hicrandır Mirasımız mahkûmdur, mahzundur, perişandır Gene de ye’se düşme yiğidim; imtihandır Filizlenen her ölüm, mazlumlara nişandır
, Ne gönüllerde sevinç, ruhlarda beyaz kaldı Ufka bir bak, ilerle; inkılâba az kaldı.
Ülkemden hatırıma hep sefiller geliyor Bin yüzlü Ebrehe’ ler, kara filler geliyor Şimdi devran değişti; ebâbiller geliyor İbrahim bahçesinden taze güller geliyor
Âlemde, duyulacak kutlu bir âvaz kaldı Ufka bir bak yiğidim; inkılâba az kaldı.
Çöküyor sırtımızda yükselen vahşi duvar Heykeller kırılıyor; dökülüyor mumyalar Toprağın sinesinde umut var, heyecan var Okşadığın her kökten fışkırıyor bir bahar.
Buzlar çözüldü; kıştan kuru bir ayaz kaldı Ufka bir bak yiğidim; inkılâba az kaldı.
Gözlerin âyet âyet büyüyen bir bebektir Ellerin sokaklarda uçuşan kelebektir Sana rehberlik eden ne cindir, ne melektir O bir İnsan-ı Kâmil, mücella bir dilektir
O’ ndan bize ebedi sürecek bir haz kaldı Ufka bir bak yiğidim; inkılaba az kaldı.
Bulanık akan sular durulacak yeniden Gökyüzüne direkler vurulacak yeniden Saâdet menziline varılacak yeniden Çağlar üstü bir nizam kurulacak yeniden
Cehaletin elinde lanetli bir saz kaldı Ufka bir bak yiğidim; inkılâba az kaldı.
Bu kan kokan coğrafya, bu çığlıklar senindir Bu gözü yaşlı târih, hıçkırıklar senindir Yeryüzünde çiğnenen bütün haklar senindir Prangalı hükümler, aydınlıklar senindir.
Yıllardır, uygarlıktan sana hep enkaz kaldı Ufka bir bak yiğidin, inkılâba az kaldı.
Tasalanma yiğidim; zaman bizden yanadır Külümüzden yükselen duman bizden yanadır Son durak, son ilahi ferman bizden yanadır Dünya düşman olsa da, iman bizden yanadır
Kapıları açacak çoşkun bin niyaz kaldı Ufka bir bak yiğidim, inkılâba az kaldı
Mahzenlerde beklemek ziyan artık, yiğidim Fecr-i sâdık vaktidir; uyan artık yiğidim Ateşlere girsen de, dayan artık yiğidim Hakikate dönüyor rüyan artık, yiğidim
Zalimler için karar verildi; infaz kaldı Ufka bir bak yiğidim, inkılâba az kaldı.
Tesettürlüyüm Çünkü.. Allah (c.c)ı hatırlamak ve hatırlatmak için.. Yaratılış gayemin gereği.. Özel olduğum için .. Özel hissettiğim için .. İnsanların gözünde değil Rabbimin nazarında özel olduğum için.. Kulluğumun gereği.. Rabbimin rızasını kazanmak için..
tesettürlüyüm çünkü; Tesettürlüyken daha rahat olduğum için.. Dışarıda kendimi en rahat hissedebileceğim giyim şekli olduğu için.. Allah (c.c) rızası için.. Birtakım kötü gözlerden koruduğu için.. Tesettürlü bir insan dış görünüşüyle değil de kişiliği ve ahlakıyla davranışlarıyla, düşünceleriyle ön planda olduğu için..
Tesettürlüyüm çünkü ; Buna verilecek en iyi cevabım: İnancımın kanıtlarından biri TESETTÜRÜM.. İnanıyorum; emri başım üstünde her varlığa sevgi duyuyorum.. her varlık O na çıkıyor.. O nu seviyorum..
tesettürlüyüm çünkü; Rabbim bize zinet değerinde bakıyor ve ben bu zineti en iyi şekilde muhafaza etmek istiyorum..
tesettürlüyüm çünkü; kadınlık vasfıyla deği,insan vasfıyla hayatta ilerlemek istiyorum..
tesettürlüyüm çünkü; Ehli imana zarar vermek istemiyorum..
Tesettürlüyüm çünkü; Tesettürün en baş vasfı başörtüsünü ilk önce kalbimde sonra kafamda taşıyorum..
Tesettürlüyüm çünkü; İslamı yaşamayı kolaylaştırıyor, hayatımın her safhasına yaymamı sağlıyor..
Tesettürlüyüm çünkü; Bana Rabbimi hatırlatıyor ve hatırlatanlardan olmak istiyorum..
Tesettürlüyüm çünkü ; "KULUM" DİYE YADEDİLENLERDEN OLMAK İSTİYORUM..
Tesettürlüyüm çünkü; Hürüm ben.. tesettürüm sayesinde namahremim, saygı duruşuna geçmek zorunda.. (öyle bir temsil etmeliyim ki, bu olmak zorunda)
Tesettürlüyüm çünkü; HAKK böyle istiyor .. Hakk istedi mi, şek yok şüphe yok koşul yok şart yok..
Tesettürlüyüm; çünkü hürüm ben.. Budur sebebi örtümü başımda taşırken gözlerimin ışıması.. Gurur addetmeyiniz..
Tesettürlüyüm çünkü ; DEĞERLİYİM!!
Tesettürlüyüm Çünkü.. Allah (c.c)'a İtaat Ediyorum..
Tesettürlüyüm... Çünkü Allah (c.c)'a Teslim oldum..
Kaç trilyon hücreden, yaratırsın bedeni, Her bedene yüklersin, bir varoluş nedeni. Evrendeki her zerre, tesbih ederken seni, Baş eğerken emrine, bu kâinat , bu mîzan; Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan !.
Ömür yetmez, verdiğin bir nefesin şükrüne, Ne mümkün bedel biçmek, yaşattığın bir güne. Cennetleri vâdettin, hem de Kur'ân üstüne. Haykırırken tabutlar, musallada an be an; Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan !.
Mûcizeler verirsin; kulak duyar, göz görür, Kalp atar, dil konuşur, el tutar, ayak yürür. Mal, mülk, evlât verirsin; hepsi de yüz güldürür, Sağnak sağnak yağarken, bunca rahmet ve ihsan; Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan !.
Fırtınalı denizden, kurtarırsın kulunu, Bir şans daha verirsin, ve açarsın yolunu, Lâkin; Sana eş koşar, cübbesini, çulunu, Bu büyük nankörlüğü, reddederken o vicdan, Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan !.
İçki, zina ve kumar, birer şeytan oltası, Dünyaya hükmediyor, cehâletin sultası, Din, cahilin elinde, oldu zulüm baltası, Peygamber ahlâkını, emrederken o Kur'ân, Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan !.
Şeytan ki; unutturur, o mahşer dehşetini, Gıybet ile yedirir, ölmüş kardeş etini. Cehenneme yol eder, bu dünya servetini; Davul zurna çalarak, gelirken bunca hüsran; Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan !.
Çok şükür ! Rahmetinin, farkındayım nicedir, Sensiz geçen saniye, sabahsız bir gecedir. Bilirim.. Senin affın, azâbından yücedir; Yetmiyor kudretine, hiçbir söz, hiçbir lisan; Nasıl olur da Sana, secde etmez bir insan !.
Neden gözlerimiz kapalı? Kulaklarımız sağır on yıllardır, neden? Yanı başımızda yitirilen canlar, Umutları sönen insanlar Eze eze bitiremediler Filistin’i Ve Filistin, baskıda.
Silaha sapanla karşı duran Babasından erk,le kuduran, Ağızlarından kanlı salyalar akıtan Susun efendiler susun, görmeyin sıra bizde Yüze yüze bitiremediler Filistin’i Ve Filistin, falakada, askıda.
İşbaşında emperyalistler Doymadılar kanlarımıza Senelerdir çocuk, kadın, erkek demeden, Ağızlarından kan damlayan cani ve coniler, İçe içe bitiremediler Filistin’i Ve Filistin, işkencede.
Artık açık bir saldırıda Hedefte siviller, Hedefte çocuk ve kadınlar Ne zaman bitecek bu zulüm, nereye kadar? Vura vura bitiremediler Filistin’i Ve Filistin, nişangâhta.