By

feyzanur

8/9/2009 - bitti mi çile?

Kategori: ALINTI

Alınteridir bu arkadaş!

 

“Bir kıvılcım düşer önce, büyür yavaş yavaş
Bir bakarsın volkan olmuş, yanmışsın arkadaş…”
Sezin Dilipak benim arkadaşımdır. Siz onu ve diğer Tıp’çı arkadaşlarını, 1997’de başlattıkları “Beyaz Yürüyüş”ten tanıyorsunuz. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencileriydi onlar… 28 Şubat’ın en fırtınalı günlerinde filizkıran fırtınasına tutulmuş kızlardan sadece birisiydi Sezin.. Gözaltılar, mahkemeler, barikatlar, tanklarla panzerlerle çevrilmiş okullar, liselere gönderilen keskin nişancılar, okulların penceresinden atlayarak kordonu yarmaya çalışan kız öğrenciler, derslere girmek için okula geldi diye bileklerinden kelepçelenen orta okullular… Joplar havada uçuşurken kimin sırtında patlayacağını bilemeden bir karakoldan diğerine koştuğumuz halde yetişemediğimiz o günler, avukat olduğumuz halde çocuklarla beraber gözaltına alınışlarımız… Tentürdiyot kokusu, acil servis, açılmış kaşlar, dağılmış çeneler, kırık kollar… Niye? Hiç… Okula ve derse girmek istiyorum. Giremezsin örtülüsün. Girerim, burası benim okulum ve benim ülkem… Okul-Ülke-Okul-Ülke-Okul-Ülke…
Sezincim işte 28 Şubat’ın o hâki renkli günlerinde, ülkemizi de okullarımızı da bize dar etmişler, hayatı burnumuzdan fitil fitil getirmişlerdi değil mi? Ama sizler, Tıp Fakülteli öğrenciler, muhteşem bir direnişi başlatmıştınız. Tüm Türkiye’yi şehir şehir gezip, yaşadığınız haksızlıkları halkımıza anlatmak ve onların desteği, duasıyla yurdu baştan başa uyandırmaktı yaptığınız. Büyük ve uzun ve beyaz bir yürüyüş… İstanbul’dan başlayıp tüm yurdu sarmıştı… “El Ele Günü” ne muhteşemdi. Bir öğrenci hareketiyken, halk hareketine, toplumsal bilince dönüşmesiydi bu hukuk arayışımızın. “Ne istiyoruz?”/ “Hürriyet!”/ “Ne Zaman?”/ “Hemen Şimdi!”… Kalabalığın gürül gürül söylediği bir paralo gibiydi değil mi Sezin? Hepimiz el ele tutuşmuştuk… Hukuksuzlukla mücadelede el ele, gönül gönüle verip direneceğimizin anlamını taşıyordu bu… Direndik değil mi Sezin?
Sonra tank paletleri üzerimizden geçti… İnsanlar işlerinden atıldı, insanlar okullarından kovuldu. Büyük bir göç başladı ardından. Sırt çantasına alelacele bir şeyler koyup tren, gemi, uçak ne bulursa binip gitmeye başladı kuşlar, nizami veya kaçak kaçışlar… O Eylül ayını hiç unutmuyorum. Ben 1997’den sonra Eylül aylarında göğe hiç bakmıyorum biliyor musun Sezincim? Belki bir leylek görürüm, belki bir allı turna da göçmen arkadaşlarımın sızısı saplanır içime diye… Eylül ayında göğe bakmam ben hâlâ… Gidiyordunuz işte… Sığamamıştınız şu cennet vatana. Sığmamıştık hiç birimiz… Sen, yanılmıyorsam son sınıftaydın, bir iki stajın kalmıştı intern hekim olacaktın. Almıyorlardı okullarımıza işte. Bir gün omuzlarınızdan tutarak sizi elebaşılar olduğunuz gerekçesiyle Emniyet’e çektiler. İçeride Baba Dilipak, Ekrem Kızıltaş, Ahmet Taşgetiren gibi yazarlar da vardı. Bu sorgu gecesi senin için yeni bir tanışma döneminin başlangıcıydı. Çünkü “suç ortağın”, “çete arkadaşın” Abdurrahman Dilipak’ın oğlu Osman da aynı geminin tayfalarındandı… İki tayfa evlendiniz… Ne oldu yani? Sırt çantaları birken, iki oldu. Yasakların olmadığı yerleri aradınız. Azerbaycan, Viyana, en son Dubai…
……………
Sezin gibi pek çok öğrenci, 28 Şubat sürecinde başörtülü olduğu gerekçesiyle üniversiteden atıldı, iş bulamadık, iş sahibi olanlarınsa işine son verildi, ama hayatı bir şekilde devam ettirmek için yılmadan usanmadan koşuyoruz işte. Aslında mimar olduğu halde terzilik yapan, iktisat tarihinden doktora verdiği halde çocuk bakıcısı olan, ilahiyatçı ama servis şoförlüğü yapan, diş hekimi ama çiftçilikle geçimini sağlayan, yargıçken pazarlarda tezgah açmak zorunda kalan arkadaşlarım var benim… Sezin Dilipak bunlardan sadece birisi…
Ayşe Arman adlı gazeteci, “devrimci değil aşçı” olarak tarif ettiği Sezin’in Tıp Fakültesini niçin son sınıfta bıraktığını neden sormuyor acaba? Yani her şey çarşafa girip diskotek diskotek gezmeye benzemiyor. Bir kere de aynı çarşafla tıp fakültesine falan girmeyi denese mesela? Yok. Ayşe Hanım’ın bilmediği bir şey daha var; devrimcilikle aşçılığın aslında birbirine zıt değil, birbirini destekleyen şeyler olduğuyla ilgili… Fırıncıların bedava ekmek dağıtarak devrimcileri desteklediği 1876 Fransa’sından beri gündemdedir bu iş misal. O kadar kasmaya gerek yok, modern kadın yemek yapmayı bilmez, parya kısmının işidir şu aşçılık falan gibilerinden kolaycılığaysa hiç!.. Zenci hareketinin başlatıcılarından dünya çapında direnişçi Rahmetlik Rosa Parks, vefat etmeden evvel harika bir milk-shake tarifi göndermişti bizim yazışma grubumuza mesela. Sonra Gazze’deki öğretmen Aliye Cafer Hanım, son kuşatmada evinin altında kalarak ölmeden evvel yollayabildiği mailinde şöyle diyordu: “Dostum Sibel, kuşatma bitsin ilk işim bir fırın açmak olacak, çocuklar üç günden beri aç, ekmek kokusu geliyor burnumuza, evet kesin bir fırın açmam gerekli, çocukları oyalamak için bu fırın hayalini konuşuyoruz. Sana ve arkadaşlarına burada lazım olan battaniye, pil, sargı bezi ve pamuk gibi ihtiyaçlarımızı listeliyorum. İşgalden sonra birlikte ekmek pişirmek dileğiyle…”
Hayata bağlılığın ve direncin türlü yolları var. Ama hiç biri kolay değildir, yani çaba ister hem hayat hem direniş…
Ahmet Hakan ve Ayşe Arman’ın defaatle şahsım üzerinden “demode” bulduklarını dile getirdikleri şey de böyle… Onların geçiştirdikleri kadar kolay değildir işler oysa. Yani bahsettikleri şey “hayat”tır… Ve biz o hayata çok önem veriyoruz, hayatın binbir keder ve zorluk içinde de olsa onurlu bir duruş gerektirdiğini, bunun bedel istediğini, bu bedel için cesur olmak gerektiğini de biliyoruz… Bu, elbette emek ister, alınteri ister, çalışkanlık bekler… Beden veya zeka gibi sergilenmesi kolay işlerden değildir ne devrimcilik ne de aşçılık… Ciddi emek ister, sabır ister, bedel ister, yürek ister, alınteriyle beslenir…
“Arkadaş” şiirini ne güzel yazmış Şanar Yurdatapan değil mi Sezincim?
“Ortak olmak her sevince, her derde, kedere
Ve yürümek ömür boyu, beraberce, el ele
Olmasın hiç o tâ içten gülen gözlerde yaş
Bir gün gelip, ayrılsak bile seninle arkadaş”…

sibel eraslan      vakit

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- :: Sonraki Sayfa ->
Image Hosted by ImageShack.us

Hakkımda

yaratılanı yaratandan dolayı sevelim





























CINAR RADYO BURSA
Image Hosted by ImageShack.us
---Veda Hutbesi---

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahîm

EY İNSANLAR!
Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.

ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.

ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.

İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Hadis Bahçesi


"Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız!" Müslim, iman 93-94


"Mü'minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar." Buhari


"Bir kimse sırf Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır". Muslim


"Hiçbir kul, kıyamet gününde, ömrünü nerede tükettiğinden, ilmiyle ne gibi işler yaptığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından, vücudunu nerede yıprattığından sorulmadıkça bulunduğu yerden kıpırdayamaz." Tirmizî


" Rabbinize karsı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekâtını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz." Tirmizî, Cum'a, 80


" İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir. " Buhârî


" Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o Müslüman için birer sadakadır." Buhârî


" İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz. " Ibn Mâce


" Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe) cennete giremezler." Müslim


" Bizi aldatan bizden değildir." Müslim, Îmân, 164.


" Mü'minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O'nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur." Müslim


" Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tövbe edenlerdir." Tirmizî


" Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir." Buhârî


"Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben (Allah Teâlâ) komsuyu komsuya mirasçı kılacak zannettim." Buhârî


"Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah'a ve ahiret gününe iman eden misafirine ikramda bulunsun. Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun. " Buhârî


" (İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah'a şirk koşmak, sihir, Allah' n haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu." Buhârî


" Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir." Tirmizî


" Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır." Tirmizî


"Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez." Tirmizî


"Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası." Ibn Mâce


"Allah' ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah'ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir." Tirmizî


" Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar." Müslim


" ( Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır." Tirmizî


" (Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme." Tirmizî


" Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddık (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır." Buhârî


" Birbirinize bugz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah' ın kulları, kardeş olun. Bir Müslüman, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz." Buhârî


" Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir." Tirmizî


" İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız." Müslim


" Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı (n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter." Buhârî


" Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü'min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz." Buhârî


" Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur." Ibn Mâce


" İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz. " Tirmizî


" İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.” Buhârî


“Allah, sizden birinizin yaptığı isi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.” Taberânî


“Nerede olursan ol Allah'a karsı gelmekten sakin; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karsı güzel ahlakin gereğine göre davran.” Tirmizî


“Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz. (Mümin, iki defa ayni yanılgıya düşmez)” Buhârî


“Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.” Tirmizî


“İnsanların Peygamberlerden ögrene geldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.” Buhârî,


“ Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz”. Buhârî,


“İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.” Müslim


“İslâm, güzel ahlâktır.” Kenzü'l-Ummâl


“ (Allah Rasûlü) “Din nasihattir/samimiyettir” buyurdu. “Kime Ya Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah'a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün Müslümanlara” diye cevap verdi.” Müslim


"Kim benim sünnetimi diriltirse(ihya eder ve yaşamında tatbik ederse) beni sevmiş olur. Beni seven de benimle beraber cennettedir." Hadis


"Sizden birinizin, arzusu benim getirdiğim (Kuran’a Şeriat)e uymadıkça kâmil imanla iman etmiş olamaz." Hadis


"Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. Bana isyan eden Allah'a isyan etmiş olur." Hadis


"Nefsim kudretinin elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Ben kendisine babasından ve çocuğundan daha sevgili oluncaya kadar sizden biriniz kâmil imanla iman etmiş olmaz." Hadis


"Bildiği ile amel eden kişiye Allah bilmediği ilimlerin bilgisine varis kılar." Hadis


"Kardeşini bir günahından dolayı ayıplayan kişi, günahı islemedikçe ölmez. " Hadis


"Sizden kim (Şeriate uymayan) bir kotu is görürse onu eliyle düzeltsin, buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle bugz etsin. Bu sonuncusu ise imanın en zayıf mertebesidir." Hadis


"İslam’ın düğmeleri düğme düğme çözülecek(Şeriatın emirleri tek terk edilecek). Her düğme çözüldükçe insanlar onu takip eden düğmeyi çözmeye teşebbüs edecekler. Bu çözülen düğmelerin ilki idari konular, sonuncusu da namazdır." Hadis


"Cihad, kıyamet gününe kadar geçerli bir emirdir." Hadis


"Cihadın en faziletlisi zalim sultan katında hakki söylemektir. " Hadis


"Rabbini gazablandıracak bir meselede sultani hoşnud eden(etmeye çalışan) Allah’ın dininden cıkmış olur. " Hadis


"Cennet (nefse ağır geldiği için) hoşlanılmayan şeylerle, cehennemde şehvete hitap eden şeylerle kuşatılmıştır. " Hadis


"Amellerin en hayırlısı sevdiğini Allah için sevmek bugz ettigine de Allah için bugz etmektir." Hadis


"Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o onlardandır." Hadis


"Münafığın alameti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, vaat verdiğinde yerine getirmez, emanet olunduğunda hainlik eder." Hadis


"Kişi din kardeşine kâfirlik isnada ederse, bu isnat ikisinden birine döner. " Hadis


"Arzusu ve hedefi Allah'tan başka şey olarak sabahlayan Allah' ( ın kulların) dan değildir. Müslümanların dertleriyle dertlenmeyen de onlardan değildir." Hadis


"Rab olarak Allah'a, din olarak İslam’a, peygamber olarak Muhammed (s.a.v) erazi olan kişi imanın tadını tatmış demektir." Hadis


"İslam cemaatinden bir karış da olsa ayrılan, boynundan İslam bağını çözmüş demektir." Hadis


"İş ehil olmayana verildiğinde kıyameti bekle." Hadis


"Akıllı kişi nefsine hakim olup ölümden sonrası için is yapandır. Aciz(akılsız) kişi ise nefsini arzularına tabi kılıp sonrada Allah'a karsı Temennide bulunandır." Hadis


"Emirleriniz hayırlılarınız, zenginleriniz hoşgörülüleriniz, isleriniz aranızda danışmayla olduğunda yerin ustu sizin için yerin altından daha hayırlıdır. Ama emirleriniz şerlileriniz, zenginleriniz cimrileriniz, işleriniz kadınlarınızın elinde olduğunda yerin altı sizin için yerin üstünden daha hayırlıdır." Hadis


"Kendimden sonra erkekler için kadınlardan daha zararlı bir fitne bırakmadım." Hadis


"Sözlerin en doğrusu Allah'ın kitabıdır. Hayat tarzlarının en güzeli Muhammed(s.a.v) in hayat tarzıdır. İşlerin en şerlileri sonradan uyduranlardır. Her sonradan uydurulan şey bidattir. Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık ta cehennem’dedir." Hadis


"Fitne döneminde ibadete sarılmak, bana hicret etmek gibidir." Hadis .


"Ümmetimden bir takım kimseler, ismini değiştirerek şarabı(alkollü içecekleri) içecekler. Bu esnada başkaları ucunda ( yanlarında ) çalgılar çalınacak ve şarkıcı kadınlar olacak. İşte onun için Allah onları yere batıracak ve aralarından bazılarının şekli maymun'a ve domuz'a çevrilecek." Hadis


"Şüphesiz ki benden sonra ümmetimden Kur'an-i Kerim'i okuyan bir kısım insanlar olacak. Fakat onların okuduğu boğazlarını geçmeyecek. Onlar tıpkı ok un yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklar, sonra da tekrar ona dönmeyecekler. O kimseler, insanların ve hayvanların en şerlileri ( kötüleri )dir." Hadis


"Kalbinden tam bir sadakatle Allah 'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed 'in de Allah'ın resulü olduğuna şahadet eden bir kimseyi Allah, cehennem ateşine haram kılar." Hadis


"Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helak olursun. Beşincisi ise, ilme ve ilim ehline bugz etmendir." Hadis


"Allah kadın kıyafetini giyen erkeğe ve erkek kılığına giren kadına lanet etsin." Hadis


" Allah'a isyan olan bir hususta kimseye hiç bir itaat yoktur. İtaat ancak marufta (ser'i ölçüler içerisinde )dir." Hadis


" Irkçılığa çağıran bizden değildir. Irkçılık için savaşan bizden değildir. Irkçılık üzere ölen de bizden ( Müslümanlardan) değildir." Hadis .


" Kişi arkadaşının dini üzerinedir. O halde sizden birisi kiminle arkadaşlık yaptığına dikkat etsin. Kişi sevdiği ile beraber ( hasrolunacaktır ) dir." Hadis


" Ümmetim dinar ve dirhemi ( parayı, maddi varlıkları ) yücelttiği zaman onlardan İslam’ın heybeti kaldırılır. İyilikle emretmeyi terk ettikleri zaman da vahyin bereketinden mahrum kılınırlar." Hadis


" İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, onalar arasında dini konusunda ( yapılan saldırılara ) sabırla karşı koyan, kor parçasını avuçlayan gibi olacak. " Hadis


“İnsanların Peygamberlerden ögrene geldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap” sözüdür.” Buhârî





Son Yazılarım

bitti mi çile?
Modernizm kadını neden kurtardı?
Eyvah; Ramazan geldi!
Hakkımı Helal Etmiyorum!
örtülü!!!!!!! mayınlar

[Upload your own video]

Kategoriler

birdirbir

Arkadaşlarım

fatima
azide
kelebekk
ahsennur
goznuru
cicibisiiy
hobilerimveben
burcuboncuk
fatmaca
neslinursema
meyraca
nesrin768
dostlukrehberi
asfur
woelfin Barış
belmaa
neslinursema1
bahargunesi
sude31
memnunca
selamunaleykum
flood
iremnur32
aysece
ayseliden
gonlumce
meryemce25
baharcicegi
ilmekilmek
delaledilemin
gulsevincehobi
GELDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER PARMAKLARINIZA SAĞLIK YİNE BEKLERİM
HTML
Resminiz:
Maximum boyut: 500 Kb
Yollanabilir: GIF, JPG, PNG, BMP, SWF
Kullanım şartları: Kullanım şartlarını kabul ediyorum

BAHARDALI fiskos banner

gönüldendamlalar

baharcicegi

Image Hosted by ImageShack.us hazan Image Hosted by ImageShack.us