By

feyzanur

28/3/2009 - "Mevlâ" diyecekleri yerde "Leyla"

Kategori: YAZI


İnternette tanıştım, elektrik alamadım(!)

 

Bir hanım, geçtiğimiz hafta beni ziyarete geldi, dedi ki:"Efendim, internet aracılığıyla, bir beyle tanıştım. Yüz yüze de görüştük. Birbirimize ilk anda olumlu baktık ve daha yakından tanıma amacıyla şu anda haftada iki-üç gün görüşüyoruz. Üç aydır bu görüşmelerimiz devam ediyor. Ve galiba bu işin sonu evliliğe gidiyor.
Fakat benden yana ciddi bir sorun var. Zamanla ben, o beyden elektrik alamamaya başladım. Kafam çok karışık... Bu gibi meselelerin dinimizdeki ölçüsü nedir?"

Öncelikle bilinmesi gereken, nikâhsız kadınla erkeğin görüşmesi, kaygan zemindir. Ayaklar kayarsa, şahısların nereye sürükleneceği belli olmaz. Evlilik öncesi görüşmelerde gençlerin yanında üçüncü bir şahıs olmalı. Nişanlı bile olsalar, nişan hiçbir şeyi helal kılmaz.

Bana göre, internet aracılığı ile eş aramak bahanesiyle, erkek veya hanımlarla yazışmak haramdır! Bu haramların üzerine helalinden bir bina yapılamaz. Yani eğri cetvelle doğru çizgi çizilemez. Yanlış metotlarla hakikate varılmaz!

Ben internetteki arkadaşlıkları, olgunlaşmamış karpuza benzetirim. Olgunlaşmamış karpuz, dışarıdan bakınca karpuz amma, alıp kesince içi bembeyaz... İnternette insanlar kendilerini anlatıyor fakat bunun ne kadarı doğru?

Geçmiş yıllarda bir arkadaşım vardı. Daktiloya on tane kâğıt yerleştirip on ayrı kıza "biricik sevgilim" diye başlayan mektuplar yazıyordu. Hâlbuki kızların hiçbiri "biricik" değildi, geride dokuz tane daha var...

İnternette de durum buna benzer. Yani aldanma ihtimali çok yüksek... Erkekler zevki için, kızlar yuva kurmak için arkadaş arar. Pek çok erkek, kızların gözyaşından zevk alır. Bu sebepten internetteki güzel sözler kötü sonuçlar doğurabilir.

İnternette hiç mi dürüst insan yok? Elbette var. Fakat kime rast gelecek? Bu iş piyango gibidir. Kime çıkacağı belli değil. Çok az kişinin yüzü güler, birçoğu ağlar...

Elektrik meselesine gelince...

Yuva kurmak isteyen gençler birbirlerini gördükten sonra, "beğenmedim" ya da "sevemedim" yerine "elektrik alamadım" diyorlar. Bir arkadaş demişti ki: "Ağabey, ben bu kadınla 60 yıldır evliyim; şu elektrik dedikleri şeyi hiç alamadım!"

Ben bu gibi meseleler üzerinde çok düşündüm. Elle tutulan bir çözüm buldum: İlmihale uymak!

İlmihal ne diyor? "Evlilik, öncesiyle sonrasıyla İslamiyet'e uygun olacak." Gerisi söz oyunlarıdır.

Bazı aileler çocuğuna tembih ediyor: "Kızı kaçırmayalım. Havadan sudan şeyler konuş ki, ağzından yanlış bir şey çıkmasın." Büyük vebal!

Erkek de, kız da "insansa" eğer, kendini anlatacak. "Ben içki içmem ama sigara içerim. Her yemeği yemem. İnatçı değilimdir amma biraz sinirliyimdir." gibi...

Her şey açık açık konuşulmalı. Kendi prensiplerimizi açıkça ortaya koymalıyız. Yoksa bir sürü problem çıkar.

Şarkıların ve türkülerin bütünü gözyaşından ibarettir. Sevilmemesi gerekeni sevdikleri için, "Mevlâ" diyecekleri yerde "Leyla" dediklerinden, cennet gibi dünyaları cehennem olmuştur. Sevmek duygusunu içimize Allah yerleştirmiştir. Sevmemek mümkün değildir. Mutlaka bir şeyleri seveceğiz. Sevmek duygusuyla Allah'ı seveceğiz. Allah'ın sevdiklerini seveceğiz. Allah'ı sevenleri seveceğiz.
Hekimoğlu İsmail - Zaman

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/1/2008 -

Kategori: YAZI

 

Bazılarımıza göre, hayat karanlık bir kuyu!..
Son derece ağır bir yük!..
Her gün, her şey biraz daha kötüleşiyor!..
Nokta kadar bir umut ışığı bile yok!..
Böyle düşünüyorsanız bilin ki bu "Müslümanca" bir bakış açısı değil...

Hz. Âdem böyle düşünseydi Havva'sına, daha sonra da
Cennet'ine kavuşamazdı...

Hz. Yusuf böyle düşünseydi, kardeşleri tarafından itildiği
karanlık kuyudan dışarı çıkamazdı...

Hz. Yunus böyle düşünseydi, balığın karnında kalırdı...

Hz. İbrahim Nemrud'un ateşinde yanardı...

Peygamberlerimiz en zor anlara bile teslimolmadılar;
içlerindeki imana ve iman kaynaklı umuda tutunup, kurtuldular.
Böylece her şart altında umut ışıklarının varlığını ispatladılar?

Bilin ki, umut
ışıkları hiçbir zaman tümüyle sönmez:
Çünkü her halimizi gören ve bilen BİRİ var...

Öyleyse umutlanalım:
Hz. Yusuf'u karanlık kuyuda bulup
kurtaran, bizi de güçlüklerden kurtarabilir...

Hz. Yunus'u balığın karnından
kurtaran, bizi de iç karanlığımızdan kurtarabilir...

Hz. İbrahim'i Nemrut ateşinden
kurtaran, bizi de şeytan ateşinden kurtarabilir...
Şu halde "çaresizlik"yoktur...
Sadece kendini öyle hissetmek vardır!?
Hayat dikkat ister!..
Çünkü bir kere yaşanır.

"Deneme-yanılma" metodu uygulama şansımız yoktur.
Iskaladığınız anları geriye dönüp yeniden yaşayamazsınız.
Tekrar tekrar başlayamazsınız.

Bu bakımdan her an, son an kadar değerlidir

Yavuz Bahadıroğlu

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/1/2008 - yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez.

Kategori: YAZI

Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana
bakma.. Kimin geldiği önemli değil, kimin
gelmediği de… Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez.
Yolcuya bakıp, yolu tanıma.Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet
hükmünü ona göre ver. Vahim olan,

yolun yolcusuz olması değil; Asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır;
Yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve
seyyal…

"En doğru yol : en dikensiz yoldur" diyenler seni aldatıyorlar. Onlar,
karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak
lambasının altında arayan şaşkınlardır. Aldırma…

Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir. Dikenine katlanmaktan
sözedenler, aşıkmış gibi davrananlardır.
Gerçek aşık olanlarsa, dikenini de severler.


Dostum, yollar yürümek içindir. Fakat, şu gerçeği de hiç unutma : Yürümekle
varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir.
Yol boyunca; Yola çıkıp da yürümeyenleri, yola oturup, gelen-geçenin
ayağına çelme takanları, yolda metafizik
uyuşturucularla keyif çatanları, telörgülerle çevirdiği yolu, kendisine
zindan edip volta atanları, maratona 100 metre
koşucusu gibi hızlı girip, 50. metrede yola yatanları, yürüşün uzun ve
yolun zahmetli olduğunu görünce, yolculuk üzerine
zar atanları , yürümeyi bırakıp, yol-yolcu ve menzil üzerine kalem
oynatanları, ayağına batan tek bir dikenin faturasını
çıkarıp, ömür boyu tafra satanları, beyaz atlı kurtarıcıyı gözlemek için
ufka bakıp bakıp dağıtanları, yanlış kılavuzlara
kızıp yolu satanları göreceksin.

Aldırma, yürü. Göğsüne yüreğinden başka muska takma. Vahiy haritan, Nebi
kılavuzun, akıl pusulan, iman sermayen,

amel azığın, sevgi yakıtın, ahlak karakterin, edep aksesuarın , merhamet
sıfatın, şeref ve izzet adın olsun. Doğru yol :
insanların çoğunun gittiği yol değil, düşünen öz akıl sahiplerinin yoludur.

Yolda vereceğin her molayı özeleştiri durağında vermelisin. Unutma, tevbe
özeleştiridir. Kendisini hesaba çaken,
başkalarınca hesaba çekilmekten kurtulur.

Her molada yolda olup olmadığını, yürümen gereken menzil istikametinde
yürüyüp yürümediğini kontrol etmen, pişman
olmaman için elzemdir. Yön tayini sık sık gerekli olabilir. Haritayı
saklayabile-ceğin en güvenilir yerin yüreğindir. Bir
şey daha : Pusulayı sahte manyetik alanlardan, paraziter nesnelerden uzak
tut; İbreyi saptırırlar da haberin olmayabilir.

Yol emniyetin için gerekli olan şartların başında bilinç gelir. Bilincini
tahrif edecek her türlü uyuşturucudan uzak durmalısın. Hobilerinin,
fobilerinin, korkularının bilincin üzrindeki saptırıcı etkisini iyi hesap
etmelisin. O'ndan
başkasından korkarsan , korktuğunun başına musallat edileceğini kesinlikle
bilmelisin.

Yolda düşeceğin en büyük tuzak, yersiz korkularının tuzağıdır; Yani, kendi
benliğinin sana kazdığı tuzak.

Hayırlı yolculuklar dostum.

MUSTAFA İSLAMOĞLU

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/11/2007 - maddiyat dediğiniz

Kategori: YAZI

Maneviyat dediğimiz o güzel örtü,

 maddiyat dediğimiz ,içimizi kemiren,

o sinsi devi örtermi,

kapatırmı.. 

Maneviyatımız içimizi öyle bir kaplamalı ki

maddiyat duygusunu barındırmasın..

Oysa ki günümüzde maneviyata   küçücük

yer verilmiş ,maddiyata yenik düşmüştür..

maddi açıdan öyle oburuz ki  ,maneviyata

gelince adeta diyetteyiz...

Maddiyata  saatler az gelir , maneviyata dakikalar fazla....

Nefis ençok onu sever,adeta akrabasıdır..

  Hiç ayrılmazlar..

Maddiyat dedikleri nedir ki derin bir çukur..

Doldur doldur dolmaz ,al al bitmez...

Aldıkların, kazandıkların  bir sonrakinin altında

kalır....

Oysa maneviyat yenilendikçe ebedi hayatına senet..

sıfırlar çoğalır.. 

O maddiyatı maneviyatımızı güçlendirmede kullanabiliriz..

Nasılmı ,zekat ,sadaka vererek..

En önemlisi kültürel anlamda..

Okumuyoruz,  araştırmıyoruz..

Ne görürsek ona inanıyoruz..

Rüzgar misali savruluyoruz..

Öğrenmiyoruz  öğretiliyoruz..

Bazı evlerimizde  eşya dolu,hemde modaya uygun,

renkler uyumlu...

Bir tek eksik kitap...

Rabbimin ilk emri ''oku'' unutmuşuz..

Maddiyatla dolmuş olan ,maneviyatı  erteler...

zaman onundur ,insanlık maddiyatla ölçülür

ilkesine uyar ..

Ona verdiğimiz gibi almasını da biliriz ayetini bilmez,

yada işine gelmez...

Maddiyata taparsa bir kişi..

Ne yapsın ona Allah velisi..

Yüce rabbimiz, manevi duygularımızı ,biz aciz kullarının kusuruna bakmadan güçlendirir inşaallah..

duaile..

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/8/2007 - içimdeki ben

Kategori: YAZI

karga, kekliğin seke seke yürümesine özenmiş, başlamış onun gibi yürümeye

ama becerememiş . sonra kendi yürümesinide unutmuş, keklik gibi yürüyeceğim diye uğraşırken.

bizim  halimizde  biraz  buna benziyor aslında  ..ne geçmişten soyutlanabildik ,ne bu güne alışabildik..burada biraz karga daha şanslı galiba..çünkü kekliğin yürümesi

heryıl  değişmiyor hep aynı..ama bizim

benzemeye çalıştığımız hayatlar  devamlı değişiyor

yakalamak güç...içimizde de fıtrattan dolayı rabbimize bağımlılık var..

hem inanıyoruz ,hem inancımıza ters bir yaşantı içindeyiz..bunu tersine çevirebilsek oysa..inancımıza göre yaşayabilsek ..dinimizi hayatımıza değilde ,hayatımızı dinimize göre yaşasak..

islam örtüsünü,  parça parça değil, orasını burasını, çekiştire çekiştire değilde,  bir bütün halde  üstümüze örtebilsek ...rabbimize bağımlılığımızdan dolayı  içimizdeki  ikilem  tek e düşmezmi...

                           dua ile

 

  

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->
Image Hosted by ImageShack.us

Hakkımda

yaratılanı yaratandan dolayı sevelim





























CINAR RADYO BURSA
Image Hosted by ImageShack.us
---Veda Hutbesi---

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahîm

EY İNSANLAR!
Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.

ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.

ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.

İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Hadis Bahçesi


"Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız!" Müslim, iman 93-94


"Mü'minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar." Buhari


"Bir kimse sırf Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır". Muslim


"Hiçbir kul, kıyamet gününde, ömrünü nerede tükettiğinden, ilmiyle ne gibi işler yaptığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından, vücudunu nerede yıprattığından sorulmadıkça bulunduğu yerden kıpırdayamaz." Tirmizî


" Rabbinize karsı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekâtını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz." Tirmizî, Cum'a, 80


" İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir. " Buhârî


" Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o Müslüman için birer sadakadır." Buhârî


" İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz. " Ibn Mâce


" Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe) cennete giremezler." Müslim


" Bizi aldatan bizden değildir." Müslim, Îmân, 164.


" Mü'minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O'nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur." Müslim


" Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tövbe edenlerdir." Tirmizî


" Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir." Buhârî


"Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben (Allah Teâlâ) komsuyu komsuya mirasçı kılacak zannettim." Buhârî


"Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah'a ve ahiret gününe iman eden misafirine ikramda bulunsun. Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun. " Buhârî


" (İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah'a şirk koşmak, sihir, Allah' n haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu." Buhârî


" Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir." Tirmizî


" Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır." Tirmizî


"Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez." Tirmizî


"Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası." Ibn Mâce


"Allah' ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah'ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir." Tirmizî


" Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar." Müslim


" ( Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır." Tirmizî


" (Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme." Tirmizî


" Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddık (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır." Buhârî


" Birbirinize bugz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah' ın kulları, kardeş olun. Bir Müslüman, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz." Buhârî


" Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir." Tirmizî


" İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız." Müslim


" Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı (n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter." Buhârî


" Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü'min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz." Buhârî


" Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur." Ibn Mâce


" İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz. " Tirmizî


" İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.” Buhârî


“Allah, sizden birinizin yaptığı isi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur.” Taberânî


“Nerede olursan ol Allah'a karsı gelmekten sakin; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karsı güzel ahlakin gereğine göre davran.” Tirmizî


“Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz. (Mümin, iki defa ayni yanılgıya düşmez)” Buhârî


“Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir.” Tirmizî


“İnsanların Peygamberlerden ögrene geldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.” Buhârî,


“ Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz”. Buhârî,


“İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.” Müslim


“İslâm, güzel ahlâktır.” Kenzü'l-Ummâl


“ (Allah Rasûlü) “Din nasihattir/samimiyettir” buyurdu. “Kime Ya Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah'a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün Müslümanlara” diye cevap verdi.” Müslim


"Kim benim sünnetimi diriltirse(ihya eder ve yaşamında tatbik ederse) beni sevmiş olur. Beni seven de benimle beraber cennettedir." Hadis


"Sizden birinizin, arzusu benim getirdiğim (Kuran’a Şeriat)e uymadıkça kâmil imanla iman etmiş olamaz." Hadis


"Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. Bana isyan eden Allah'a isyan etmiş olur." Hadis


"Nefsim kudretinin elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Ben kendisine babasından ve çocuğundan daha sevgili oluncaya kadar sizden biriniz kâmil imanla iman etmiş olmaz." Hadis


"Bildiği ile amel eden kişiye Allah bilmediği ilimlerin bilgisine varis kılar." Hadis


"Kardeşini bir günahından dolayı ayıplayan kişi, günahı islemedikçe ölmez. " Hadis


"Sizden kim (Şeriate uymayan) bir kotu is görürse onu eliyle düzeltsin, buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle bugz etsin. Bu sonuncusu ise imanın en zayıf mertebesidir." Hadis


"İslam’ın düğmeleri düğme düğme çözülecek(Şeriatın emirleri tek terk edilecek). Her düğme çözüldükçe insanlar onu takip eden düğmeyi çözmeye teşebbüs edecekler. Bu çözülen düğmelerin ilki idari konular, sonuncusu da namazdır." Hadis


"Cihad, kıyamet gününe kadar geçerli bir emirdir." Hadis


"Cihadın en faziletlisi zalim sultan katında hakki söylemektir. " Hadis


"Rabbini gazablandıracak bir meselede sultani hoşnud eden(etmeye çalışan) Allah’ın dininden cıkmış olur. " Hadis


"Cennet (nefse ağır geldiği için) hoşlanılmayan şeylerle, cehennemde şehvete hitap eden şeylerle kuşatılmıştır. " Hadis


"Amellerin en hayırlısı sevdiğini Allah için sevmek bugz ettigine de Allah için bugz etmektir." Hadis


"Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o onlardandır." Hadis


"Münafığın alameti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, vaat verdiğinde yerine getirmez, emanet olunduğunda hainlik eder." Hadis


"Kişi din kardeşine kâfirlik isnada ederse, bu isnat ikisinden birine döner. " Hadis


"Arzusu ve hedefi Allah'tan başka şey olarak sabahlayan Allah' ( ın kulların) dan değildir. Müslümanların dertleriyle dertlenmeyen de onlardan değildir." Hadis


"Rab olarak Allah'a, din olarak İslam’a, peygamber olarak Muhammed (s.a.v) erazi olan kişi imanın tadını tatmış demektir." Hadis


"İslam cemaatinden bir karış da olsa ayrılan, boynundan İslam bağını çözmüş demektir." Hadis


"İş ehil olmayana verildiğinde kıyameti bekle." Hadis


"Akıllı kişi nefsine hakim olup ölümden sonrası için is yapandır. Aciz(akılsız) kişi ise nefsini arzularına tabi kılıp sonrada Allah'a karsı Temennide bulunandır." Hadis


"Emirleriniz hayırlılarınız, zenginleriniz hoşgörülüleriniz, isleriniz aranızda danışmayla olduğunda yerin ustu sizin için yerin altından daha hayırlıdır. Ama emirleriniz şerlileriniz, zenginleriniz cimrileriniz, işleriniz kadınlarınızın elinde olduğunda yerin altı sizin için yerin üstünden daha hayırlıdır." Hadis


"Kendimden sonra erkekler için kadınlardan daha zararlı bir fitne bırakmadım." Hadis


"Sözlerin en doğrusu Allah'ın kitabıdır. Hayat tarzlarının en güzeli Muhammed(s.a.v) in hayat tarzıdır. İşlerin en şerlileri sonradan uyduranlardır. Her sonradan uydurulan şey bidattir. Her bidat sapıklıktır ve her sapıklık ta cehennem’dedir." Hadis


"Fitne döneminde ibadete sarılmak, bana hicret etmek gibidir." Hadis .


"Ümmetimden bir takım kimseler, ismini değiştirerek şarabı(alkollü içecekleri) içecekler. Bu esnada başkaları ucunda ( yanlarında ) çalgılar çalınacak ve şarkıcı kadınlar olacak. İşte onun için Allah onları yere batıracak ve aralarından bazılarının şekli maymun'a ve domuz'a çevrilecek." Hadis


"Şüphesiz ki benden sonra ümmetimden Kur'an-i Kerim'i okuyan bir kısım insanlar olacak. Fakat onların okuduğu boğazlarını geçmeyecek. Onlar tıpkı ok un yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklar, sonra da tekrar ona dönmeyecekler. O kimseler, insanların ve hayvanların en şerlileri ( kötüleri )dir." Hadis


"Kalbinden tam bir sadakatle Allah 'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed 'in de Allah'ın resulü olduğuna şahadet eden bir kimseyi Allah, cehennem ateşine haram kılar." Hadis


"Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helak olursun. Beşincisi ise, ilme ve ilim ehline bugz etmendir." Hadis


"Allah kadın kıyafetini giyen erkeğe ve erkek kılığına giren kadına lanet etsin." Hadis


" Allah'a isyan olan bir hususta kimseye hiç bir itaat yoktur. İtaat ancak marufta (ser'i ölçüler içerisinde )dir." Hadis


" Irkçılığa çağıran bizden değildir. Irkçılık için savaşan bizden değildir. Irkçılık üzere ölen de bizden ( Müslümanlardan) değildir." Hadis .


" Kişi arkadaşının dini üzerinedir. O halde sizden birisi kiminle arkadaşlık yaptığına dikkat etsin. Kişi sevdiği ile beraber ( hasrolunacaktır ) dir." Hadis


" Ümmetim dinar ve dirhemi ( parayı, maddi varlıkları ) yücelttiği zaman onlardan İslam’ın heybeti kaldırılır. İyilikle emretmeyi terk ettikleri zaman da vahyin bereketinden mahrum kılınırlar." Hadis


" İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, onalar arasında dini konusunda ( yapılan saldırılara ) sabırla karşı koyan, kor parçasını avuçlayan gibi olacak. " Hadis


“İnsanların Peygamberlerden ögrene geldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap” sözüdür.” Buhârî





Son Yazılarım

bitti mi çile?
Modernizm kadını neden kurtardı?
Eyvah; Ramazan geldi!
Hakkımı Helal Etmiyorum!
örtülü!!!!!!! mayınlar

[Upload your own video]

Kategoriler

birdirbir

Arkadaşlarım

fatima
azide
kelebekk
ahsennur
goznuru
cicibisiiy
hobilerimveben
burcuboncuk
fatmaca
neslinursema
meyraca
nesrin768
dostlukrehberi
asfur
woelfin Barış
belmaa
neslinursema1
bahargunesi
sude31
memnunca
selamunaleykum
flood
iremnur32
aysece
ayseliden
gonlumce
meryemce25
baharcicegi
ilmekilmek
delaledilemin
gulsevincehobi
GELDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER PARMAKLARINIZA SAĞLIK YİNE BEKLERİM
HTML
Resminiz:
Maximum boyut: 500 Kb
Yollanabilir: GIF, JPG, PNG, BMP, SWF
Kullanım şartları: Kullanım şartlarını kabul ediyorum

BAHARDALI fiskos banner

gönüldendamlalar

baharcicegi

Image Hosted by ImageShack.us hazan Image Hosted by ImageShack.us